DOĞRU DETOKS (Sırası ve sonrası)

Meyve, sebze dünyasında renkler çok şey söyler. Her renk farklı bir vitaminin, farklı bir mineralin ya da enzimin haberini verir. Bu yüzden detoks sularında da ne kadar çeşitli renklerde meyve sebze kullanılırsa o kadar iyidir. Bu konuda Juitox’a güvenebilirsiniz. Formüllerimizi oluştururken tüm dengeleri en iyi şekilde kurmaya çalıştık. Kullandığınız detoks suyunda dikkat etmeniz gereken en önemli etken ise kullanılan meyve, sebzelerin tamamen organik olması. Juice tamamen meyve ve sebze suyundan oluşur. Eğer sıkılan besinin içinde çeşitli hormonlar, koruyucu ilaçlar veya başka katkı maddeleri varsa sizin detoks suyunuzda da var demektir. Bu maddelerin ne kadar zararlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Konu detoks olduğunda iş biraz daha büyüyor. Karaciğerimizi kendini temizlemek yerine bu kimyasalları vücuttan atmak için daha fazla çalıştırmış, yormuş oluyoruz. Bu yüzden içtiğimiz detoks suyunun tamamen organik meyve sebzelerden üretilmiş olması çok önemli. Bu konuda da Juitox’a sonuna kadar güvenebilirsiniz.

Gelelim detoks sırasında neler yaşayacağımıza. Program boyunca sadece size gönderilen setlerdeki içecekleri tüketeceksiniz. Bunun yanında bolca su tüketmenizi de bekliyoruz. Adaçayı, papatya çayı, ıhlamur gibi bitki çayları da içerseniz detoksunuzu hızlandırmış olursunuz. Sadece meyve, sebze suyuyla beslenilir mi? Nasıl doyacağız? Nasıl enerji alacağız? Gibi sorular havada uçuşuyor olabilir, o soruları hafifçe yere indirelim. Her Juitox, bir kilogram meyve, sebzeden üretilir. Yani elinizdeki şişeye, sadece su diye bakmayın. Her bir şişeyi içtiğinizde bir kilogram sebze meyve tüketmiş oluyorsunuz. Günün sonunda ortalama 1000 kalori alıyorsunuz. Hem de en sağlıklı yoldan. Günlük ihtiyacınız olan tüm enerji, vitamin ve mineraller Juitox’ta mevcut. Başka bir yiyeceğe ihtiyacınız yok. Ama ben dayanamıyorum, katı bir şey yemem lazım derseniz, bir salatalık, havuç, yeşil elma veya avokado yiyebilirsiniz. Hatta yağsız ve tuzsuz olmak kaydıyla sebze çorbası da içebilirsiniz. Bu sayede detoks programınızı daha uzun süre devam ettirebilirsiniz.

Detoks sırasında sakin bir gün geçirmenizi öneririz ama bunun yanında hafif egzersizler yapmaktan da korkmayın, hatta mümkünse yapın. Toksinlerin vücuttan atılmasının bir başka yolu da terlemedir. Kendinizi çok yormadan terletmeye bakın. Yürüyüş, yoga, plates gibi aktiviteler yapmak detoksunuzu daha etkili bir hale getirir. Ama tabii ki ağır sporlardan, yorucu fiziksel aktivitelerden kaçınıyoruz.

Detokstan önceki hayatınızda ne kadar alkol, sigara, kafein, siyah çay, işlemiş gıda tükettiyseniz o kadar toksin biriktirmişsiniz demektir. Eğer fazla toksin biriktirdiyseniz, atmanız da o kadar zorlu olacaktır. Buna bağlı olarak program sırasında hafif baş ağrıları, mide bulantıları, bir takım bağırsak problemleri yaşayabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaştığınızda dinlenmeli, bol bol su içmeli ve toksinlerden olabildiğince hızlı kurtulmalısınız. Yan etkiler uzun sürer veya çok şiddetlenirse detoks yapmayı bırakın.

Her şey yolunda giderse üçüncü ve daha sonraki günlerde enerjinizin arttığını, vücudunuzun çok daha hafiflemiş ve arınmış olduğunu hissedeceksiniz. Tebrikler. Vücudunuz için tertemiz bir sayfa açtınız. Bu sayfayı temiz tutmalısınız

Yeni bir diyet düzeniyle bu rahatlığı devam ettirmeye çalışın. Özellikle ilk günlerde, sindirim sisteminiz tekrar aktif hale gelmeye çalışırken hafif beslenmeye özen gösterin. Meyve, çiğ sebze, bol salata, sebze çorbası gibi gıdalarla beslenmeye çalışın. Her gün mutlaka 2 litreden fazla su tüketin.

Aklınıza takılan soruların cevaplarını ve detaylı bilgiyi “SORULAR” sayfasında bulabilirsiniz.

Sağlıklı bir hayat dileriz.

DOĞRU DETOKS (Öncesi)

Selam hayatına ve vücuduna değer veren insanlar,
Detoksun ne olduğunu bilen ama nasıl yapcağını bilmeyen veya dikkat noktalarını kaçıran çok insan olduğunu fark ettik ve derli toplu iki yazı hazrılayalım, detoks öncesini, sırasını ve sonrasını bir anlatalım istedik. Şöyle buyurunuz…

Öncelikle kimler detoks yapamaz konusunu bir açalım. Cleanse programları yetişkinler için hazırlanmış programlardır. Gelişme çağındaki çocuklar, hamileler, bebek emzirenler ve bunun gibi normalin üzerinde besine ihtiyaç duyan kişiler detoks yapmamalıdır. Bir program uygulamak yerine günlük öğünlerinin yanında Juitox’ları sağlıklı bir içecek veya besin takviyesi olarak kullanmalarında ise büyük fayda vardır. Düzenli ilaç kullanan veya ciddi sağlık sorunu olan kişiler detoks yapmadan önce mutlaka doktora danışmalılar. Bunun dışında kendinizi normal ve hazır hissediyorsanız, istediğiniz kadar detoks yapabilirsiniz.

İstediğiniz kadar demişken, detoksun etkilerini tam olarak görebilmek için en az üç günlük bir program uygulamalısınız. 3. günün sonunda vücudunuzun birikmiş toksinlerden arındığını, verilecek fazla kilolardan kurtulmaya başladığını çok rahat gözlemleyebilirsiniz. Enerjiniz artar ve kendinizi çok daha iyi hissetmeye başlarsınız. Ama 3 gün bana fazla, dayanamam derseniz 1 günlük detoks setlerimizi haftada bir veya iki haftada bir uygulayarak da vücudunuzun toksinlerden ve ağır metallerden arınmasını sağlayabilirsiniz.

Detoks yapacağınız günü belirlemek için kendinizi dinleyin. Kedinize sıkıntısız, stresten uzak bir gün seçin. İşlerin yoğun olmadığı bir gün veya kendinize ayırdığınız bir haftasonu detoksa yoğunlaşmak ve rahatlamak için daha uygun olacaktır. Detoks tamamen sağlıklıdır ancak ilk zamanlarda vücudunuzda birtakım yan etkiler gösterebilir. Baş ağrısı, halsizlik, kabızlık, ishal ya da nefes kokusu gibi etkiler gözlemleyebilirsiniz. Bu yüzden size nasıl etki edeceğini görene kadar kendinizi rahat hissettiğiniz bir ortamda ya da evinize yakın olmanızda fayda var. Zamanlamanızı seçerken bunu da göz önünde bulundurabilirsiniz.

Doğru ve etkili bir detoks için, detoks programından önce size de iş düşüyor. Meyve, sebze ağırlıklı beslenen, kendine dikkat eden, bol sıvı tüketen biriyseniz işiniz daha kolay ama daha çok et ağırlıklı besleniyorsanız, hazır ve işlenmiş gıdalar tüketiyorsanız hazırlık şart. Programdan en az bir gün önce hayvansal gıdaları kesmeli, meyve, sebze ağırlıklı beslenmeli ve bol su içmelisiniz. Hazırlığınız ne kadar önce başlarsa, detoksunuz da o kadar etkili olacaktır. Programa başlamadan önce rahatlatıcı bitki çayları içmeniz de arınmayı hızlandırır.

Aklınıza takılan soruların cevaplarını ve detaylı bilgiyi “SORULAR” sayfasında bulabilirsiniz.

Hazır mıyız? Hadi!

SÜPER BESİNLER / SUPERFOODS

Son yıllarda oldukça yükselen sağlıklı yaşam ve sağlıklı beslenme trendi birçok araştırmayı da beraberinde getirdi. Bunun sonucunda karşımıza yeni bir kavram çıktı; süper besinler. Peki nedir süper besin? Kriptondan mı geliyor bu besinler?

Aslında süper besinin henüz tam bir tanımı yok. Daha doğrusu o kadar fazla tanımı var ki, kimse bir tanesini seçip üzerinde uzlaşamamış. Yine de yapılan tüm tanımlamalardan bir toparlama yapıp kendi tanımımızı oluşturursak; vitamin, mineral, lif ve antioksidan maddeleri bolca içeren, sağlığımız için özellikle faydalı olduğu ispatlanmış sebze ve meyvelere süper besin diyebiliriz. Bu tanımlamaya göre bahsettiğimiz besin grubunun kendisine bahşedilen ismi sonuna kadar hak ettiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. 🙂 Kötü haber, bu yazıda bu süper besinlerin hangileri olduğundan bahsetmeyeceğiz, zira liste çok uzun. Siz instagram.com/juitox hesabını takip ederseniz arada bir süper besinlerin faydalarını anlattığımız postları görebilirsiniz. Ya da internette ufak bir araştırmayla süper besinler hakkında yüzlerce yazı bulabilirsiniz. Bizim bu yazıyı yazmamızın daha önemli bir nedeni var.

Süper besinlerin gittikçe daha çok araştırılması ve tavsiye edilmesi önemli ve iyi bir gelişme ama her iyiliğin içinde kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik felsefesiyle hareket edersek bu konunun da üzerine bu kadar gidilmesi dikkatsiz ve bilinçsiz insanlar için bir yandan tehlikeli de olabilir. Bu çerçevede dikkat etmemiz gereken çok önemli iki husus var. Bunlardan birincisi şu ki, aslında süper besin tanımlaması biraz da ayrıştırıcı, ötekileştirici bir kavram. Bu tuzağa düşmeyelim. 🙂 Yani besinlerden birine “süper” dediğinizde diğer besinin sağlığa bir yararı yok gibi de anlaşılabiliyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Süper besin tanımlaması sadece çok güçlü özellikler gösteren besinler için kullanılıyor. Bu gruba dahil olmayan besinlerin vücudumuza bir yararı yoktur demek bizi yanlış bir yola sokar. Örnek verelim: Şimdi internette bir süper besinler araştırması yapacak olursanız bulabileceğiniz meyve, sebze listeleri arasında muhtemelen elmayı göremeyeceksiniz. Ama elmanın yararsız olduğunu kim söyleyebilir ki? Tamam elma “süper besin” değil ama o da süper bir besin. Elmanın hakkını yedirmeyiz. 🙂 Süpermiş değilmiş bakmayınız, elmaları seviniz, elmaları koruyunuz kollayınız, yaşatınız, bolca da tüketiniz.

İkinci tehlikeli durum ise tek tip beslenme. Şimdi süper besin denince insan “Haa tamam bunu yersem bana süper iyi gelecek. Ben bundan gece gündüz demeden bol bol yiyeyim.” diyebiliyor. Dediği anda da yanlışa düşüyor. Yine örnek verelim: Yediğiniz besin demir ihtiyacınızın, A vitamini ihtiyacınızın, D vitamini ihtiyacınızın tamamını süper bir şekilde karşılıyor olabilir. Bu da o yediğiniz besini süper besin kategorisine sokuyor olabilir. E tamam ama hani C vitamini, B vitamini, çinkosu, proteini? Oldu mu şimdi? Olmadı.

Demek ki ne yapıyoruz? Süper besinleri takip ediyoruz, seviyoruz, sayıyoruz ama aklımızda da mutlaka tutuyoruz ki aslında ne kadar farklı renkte meyve sebze tüketirsek, öğünlerimize ne kadar çeşit çeşit yiyecek koyarsak aslında o kadar süper.

Herkese sağlıklı ve süper günler…

COLD PRESS NEDEN ÖNEMLİ?

Detoks içeceklerinin soğuk sıkım yöntemiyle hazırlanan sebze-meyve suları olduğunu artık tahmin ediyoruz ki herkes biliyor. Cold press olarak anılan bu yöntemin bize ne ifade ettiğini gelin tek yazıda inceleyelim.

Öncelikle işin en can alıcı noktası şu ki; cold press ile hazırlanan ürünlere, raf ömrünü uzatmak amacıyla yapılan koruyucu madde eklemeleri veya pastörizasyon gibi işlemler asla uygulanmıyor. Yani cold press yöntemi sebze ve meyvelerin besin değerlerinin en yüksek oranda korunduğu, en sağlıklı üretim tekniği.

Evet marketlerde de üzerinde “Katkısız”, “%100 doğal” veya “Taze sıkım” yazan içecekler görüyoruz ama bu içecekler eğer rafta duruyorlarsa, bilin ki katkı maddesi içermeseler bile ömürlerini artırmak amacıyla muhakkak pastörize edilmişlerdir. Bu nedenle de besin değerlerini çok büyük oranla kaybetmiş oluyorlar.

Peki köşe başlarında gördüğümüz vitamin büfelerden veya evimize en yakın tostçudan aldığımız taze sebze-meyve sularından bir farkı var mı? Eğer cold press kullanmıyorlarsa elbette farkı var. Çünkü bazı üreticiler ürünlerini hızlı bir şekilde hazırlayabilmek için makine kullanıyorlar. Bu tip makinelerdeki yüksek hızda dönen metal bıçaklar sıkım sırasında ısı oluşumuna sebep oluyor. Isı da işlenmemiş sebze ve meyvelerde besin değerlerini ayrıştırıyor ve yine kayıplara yol açıyor.

Şöyle düşünelim; bitkiler doğanın bize verdiği en mucizevi hediyelerdir. Vücudumuz için gerekli olan, tedavi edici, onarıcı tüm vitaminleri, mineralleri, enzimleri içlerinde tutarlar. İşte onların içlerindeki bu mucizeyi dışarı çıkarabilen tekniğe biz cold press diyoruz.

Cold press sayesinde vücudumuz için gereken her şeyi bütünüyle, kaybolmadan, değişime uğramadan vücudumuza aktarıyoruz, toksinlerimize elveda diyoruz, ödemlerimize baybay diyoruz, ideal kilomuza hoş geldin diyoruz, gençleşiyoruz, güzelleşiyoruz, yenileniyoruz, mucizeyi gerçekleştiriyoruz. 🙂

Sağlıklı günler…